Kartalkaya’da geçen yıl yaşanan yangın faciası, bölgede yaşayanların hayatını altüst etmişti. Olan biteni unutmak mümkün değil, zira birçok insan sadece mal kaybetmedi; en sevdiklerini de kaybetti. 18 Temmuz 2022’de, dünya genelinde doğal afetlerin arttığı bir dönemde, Kartalkaya’da çıkan yangın, halk arasında “yangın faciası” olarak anılmaya başlandı. Birçok aile yaralarını sarmaya çalışsa da, yaşanan kayıpların verdiği acı hâlâ tazeliğini koruyor. Bu olayın yıldönümünde, felaketten etkilenen ailelerin yaşadığı zorlukların yanı sıra, toplumun bu duruma tepkisini ve alınan önlemleri de ele alacağız.
Bölgede yaşanan yangın, sadece ağaçları değil, aynı zamanda hayatları da yaktı. Ateşin acımasızca sardığı alanlar, insanların arkasında acı ve gözyaşı bıraktı. "Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım" diyen bir anne, o gün yaşananları unutmanın imkansız olduğunu vurguladı. Kendisi gibi birçok aile, kaybettikleri sevdiklerinin anısı ile yaşamaya çalışıyor. Acının her günü tazelendiği için, yas tutma süreci de daha zor hale geliyor. Kartalkaya'daki yangın, sadece fiziksel kayıplara neden olmakla kalmadı; aynı zamanda psikolojik travmaların da kapısını araladı. Yangın sonrası yaşanan psikolojik sorunlar, birçok bireyin hayatını derinden etkiliyor. Aileler, kaybettikleri yakınları için düzenledikleri anma etkinlikleriyle bir nebze olsun yaslarını paylaşmaya ve acılarını dindirmeye çalışıyorlar.
Kartalkaya yangın faciası, Türkiye ve hatta tüm dünya genelindeki doğal afetlerle ilgili farkındalığı artırdı. Yangın sonrası, birçok insan, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ağaçlandırma ve çevre koruma faaliyetlerine katılmaya başladı. Sosyal medya platformları, yangının ardından birçok duyarlılık kampanyasına ev sahipliği yaptı. İnsanlar, yangınların önüne geçebilmek için neler yapabilecekleri konusunda bilinçlenmeye başladı. Yerel yönetimlerin de bu duruma kayıtsız kalmadığı görülüyor. Yangın riskinin azaltılması için ağaçlandırma faaliyetlerine ağırlık veriliyor ve eğitim kampanyaları düzenleniyor. Ayrıca, yangın sonrasında zarar gören aileler için maddi yardımlar ve psikolojik destek programları hayata geçirilmeye başlandı.
Bu tür trajediler, toplumları birleştiren ve dayanışma ruhunu artıran olaylardır. Yangın faciasından sonra birçok insan, yardım gönüllüsü olarak çalışmalara katılmak için seferber oldu. Şimdi ise, ağaçlandırma çalışmaları ve yenileme projeleri ile Kartalkaya'nın eski haline kavuşması için gönüllü çalışmalara devam ediliyor. Yerel yönetimler, yangından etkilenen bölgelerde yeniden hayat bulması için canla başla çalışıyor. Bununla birlikte, çevre bilinci ile ilgili eğitimlerin verilmesi üzerinde de durulmakta. Herkesin bir şekilde katkı sağlayabileceği bu süreçte, ağaç dikimi gibi etkinlikler düzenleniyor.
Yangının üzerinden bir yıl geçti ancak hatıralar hâlâ taze. Acılarımızı paylaşmak, bizleri birbirimize daha da yakınlaştırıyor. Sevdiklerimizi kaybetmenin acısını unutmamak, onların anısını yaşatmak için herkese düşen bir görev var. Bu tür felaketlerin bir daha yaşanmaması dileğiyle, hatıralarımızı daima taze tutalım. Kartalkaya yangın faciasının yıldönümünde, kayıplarımızı anarken toplum olarak birleşelim ve geleceğe umutla bakalım. Elde edilen dersler, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bize rehberlik etsin. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiği gerçeğini unutmamalıyız.